Bir Zamanlar Hayat Bizimdi / Marian Izagurre

Çeviri: Seda Ersavcı
Deli Dolu Yayınları, 384 sayfa

„Bazen insan bir şeyleri tekrar etme ihtiyacı duyuyor; yaşadıklarını yaşadığını, hissettiklerini hissettiğini bilmek istiyor. Yoksa hepsinin bir düş olduğu duygusuna kapılabiliyor. Gerçeklik, hele ki size sırtını döndüğünde, çok ama çok kırılgan bir şeydir.“

1951, İspanya, Franco dönemi… İspanya iç savaşından büyük kayıplar vererek çıkan kahramanlarımızın hayatı Madrid’de Lola ve Matias çiftine ait küçük bir kitapçı dükkanında aynı özden ve kökten gelmenin gücüyle kesişir. Her şey on üç yıldır Madrid’de yaşayan İngiliz bir kadının (Alice) çantasındaki bir kitabı gizlice
kitapçıya bırakmasıyla başlar. Alice bunu yaparken aklında Ezra Pound’un Walt Whitman’a yazdığı şu cümle vardır: „Aynı özden ve kökten geliyoruz. Öyleyse aramızda bir alışveriş olsun.“ Ve gerçekten de başlar istenen ‚alışveriş’. Vitrine çıkarılan kitabı Rose ve kitapçı Lola beraber okumaya başlarlar…
Bizler de bu kitabı Lola ve Rose ile birlikte okuruz. 20. yy’ın başında Normandiya’nın bir köyünden yola çıkıp 1951 yılının Madrid’ine uzanan bu kitap içi kitap sayesinde 1. Dünya savaşı yıllarını, 1920’li yılların Paris’ini, dönemin sanat-edebiyat çevrelerini ve İspanya iç savaşını kazanımları ve kayıplarıyla
içinden geçerek yaşamış olan anlatıcının hayatına birinci ağızdan şahit oluruz. Kitap boyunca çokça şair, yazar, sanatçı eşlik eder bize. En öne çıkanlar Katherine Mansfield ve Emily Dickinson. Kitabı yine satırlar arasından bize selam veren Debussy’nin Lepiska Saçlı Kız (la fille aux cheveux du lin) prelüdü eşliğinde
okumanızı tavsiye ederim.


Özgül

Default image
viyanakitapkulubu
Articles: 13